HAYAT ENGEL TANIMAZ – ÇAKMAK HİKAYESİ

              ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ    ÇAKMAK HİKAYESİ  İki eski arkadaş Anadolu nun ücra kasabasında karşılaşırlar;  İboş iri yarı yanaklarından kan damlayan,kara kaş kara gözlü ,tıknaz ama bir öküz kadar kuvvetli bir adamdı.   Mıstık ise kirli sarı saçlı , kirli yüzlü mavi mücevher gibi parlayan gözleri, zayıf , kirli sakalı bir adamdı.  Bu iki adam Makedonya“HAYAT ENGEL TANIMAZ – ÇAKMAK HİKAYESİ” yazısının devamını oku

KAŞAĞI HİKAYESİ – ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ

             ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ     KAŞAĞI HİKAYESİ  Kardeşimle ahırda sürekli oyunlar onardık. Her yaz annem İstanbul a giderdi. O İstanbul dayken ben ve kardeşi m Hasan bütün zamanımızı ahırda geçirirdik. HASANLA Dadaruh un yanından hiç ayrılmazdık. Dadaruh babamın seyisi yaşlı bir adamdı. Her sabaha erkenden kalkıp ahıra koşmak atlarla ilgilenmek suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek“KAŞAĞI HİKAYESİ – ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ” yazısının devamını oku

DEVE HİKAYESİ – ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ

                   ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ                            DEVE HİKAYESİ Mestan Ağa, doğduğu, büyüdüğü Edirne’de “Çingene” olarak yaşamaya tahammül edemedi. Gurbet diyarında “Arap” gibi dolaşmaya karar verdi. Yüzü, yağlı karadan daha koyu bir renkteydi. Beyazı sapsarı olan gözleri pek büyük, pek parlaktı. Çember bir sakal bıraktı. Basma bir ak sarık sardı. İstanbul’a geldi. Adını “Abdülmennan” koymuştu.“DEVE HİKAYESİ – ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ” yazısının devamını oku

YENİ YIL

                                        Mutlu Yıllar Yıllar;  Yıllar acımasız. ..  Uzun  zaman önce…  Küçük krem rengi boyalı  sehpa da loş bir ışık ve açık sessizde bir televizyon . Köşe koltuğa oturmuş televizyona bakarken ayaklarını uzatmış tı .Sema nın üstünde küçük bir battaniye ve önündeki sehpa da küçük bir meyve tabağı ve bir fincan buz gibi olmuş çay duruyordu.“YENİ YIL” yazısının devamını oku