HAYAT ENGEL TANIMAZ _ BEY HİKAYESİ

Bey

                 BEY

 Çok eskiden bir beylik varmış. Bu beylik her mevsim yurt değiştirerek yaşamını sürdürdüğü için yükte hafif pahada değerli eşyaları varmış. Beyliğin tam yüz hanesi sekiz yüzde insanı varmış.

 Beyleri insanına kıymet veren akılı ve bilge bir adammış. Ölürken beyliğini ortanca oğluna bırakmış. Diğer oğullarına ve bey oğluna da şu öğütleri vermiş.

 BEY: ‘ Oğullarım siz üç kardeşsiniz ama bundan sonra tek yürek , tek bilek olmanız gerekir. Beyliğimiz güçlüdür ama unutmayın bey değişince düşman türer. Sakın ola beyliğimizi yıktırmaya insanınızı zorda bırakmayasınız. Ortanca kardeşiniz bey olacaktır. Çünkü o kendinden önce insanını düşünür. Onun bileği kuvvetlidir ama bir o kadarda aklıda kuvvetlidir. Sabırlıdır ve de önünü çok iyi görür. Büyük oğlun sen bileğine kuvvetlisin ama sabırsızsın. Küçük oğlun senin ağzın iyi laf yapar ama bileğin kuvvetli değil ve bir karar almak istersen çok fazlaca düşünür zaman kaybedersin : Bu sebeple ikinizle en iyi anlaşacak ve de beyliğimizi ileri taşıyacak ortanca kardeşinizi bey olmuştur ‘ demiş ve ulaklarla beyliğin ileri gelenlerini çağırtıp durumu açıklamış . Onlarda beylerinin kararını yerinde bulmuşlar. Kısa süre sonrada mevsimlerden kış iken bu dünyadan ayrılıp gitmiş.

 Kış boyu beyleriyle mutlu ve huzurlu günler geçiren beylik halkı halinden çok mutluymuş ancak kardeşleri öyle değilmiş. Her ikisi de bey olmayı bekledikleri için kardeşlerini bey olarak görmeye dayanamıyorlarmış. Ama bey kardeşlerinin bir dediğini iki etmeyip onunla iyi geçiniyorlarmış.

 Bahar gelmiş beyliğin tarlaların olduğu yerlere gitme zamanı gelmiş. Bir taraftan hayvanlarını da dağ bayır gezdiren halk çadırlarını toplamaya uzun bir yolculuk yapmaya hazırlanmışlar. Beyleri işi sıkı tutuyormuş Yolda eşkıyalar saldırır diye kış boyu askerlerini sıkı eğitmiş. Gidecekleri yolları herkesten saklamış. Yola çıkmaları bile ani olmuş. Beyleri önde etraflarında yüzlerce asker  en ortada hayvanlara yüklü erzaklar mallar kadınlar ve çocuklar düşmüşler yolla . Isız yollardan geçiyorlarmış. Geceleri bile yol aldıkları oluyormuş. Varacakları yaylaya az kalmışken o bölgenin en tehlikeli yerine gelmişler. Herkes bilirmiş ki geçmek zorunda oldukları kanyonu eşkıyalar tutarmış.

 Bey büyük abisinin bileğine güvendiği için ‘ Abi senin bileğin kuvvetidir. Bilirsin bu kanyonu eşkıyalar tutar sen adamlarını al eşkıyaları halet . Sen gelene kara biz seni burada bekleriz ‘ demiş. Abisi de bundan çok memnun olmuş altmış kadar adamını almış güle güle gitmiş. Aradan kısa bir süre geçip geldiğinde kılıcı kanlıymış.

 Abi’ Kardeşim bütün eşkıyaları saklandıkları yerde kolayca bulduk. Kılıçtan geçirip yolumuzu temizledik ‘ demiş. Kardeşi de buna çok sevinmiş tekrara yola çıkmışlar kanyona yaklaştıklarında askerlerinden sekseni birden ortada kaybolmuş. Ama bey aldırış etmeden yoluna devam etmiş ama herkesin kalkanları gerisinde yürümesini emretmiş. Derken kanyonun tam ortalarına geldiklerinde birde bakmışlar yol kesilmiş. Bey ‘ Tuzak geri dönün diyemeden’ arkalarını da eşkıyalar tutmuş. Derken gökten oklar yağmaya başlamış. Beyin dediği gibi kalkan arkasında oldukları için ölen olmamış. Bir iki yaralıları varmış. Tam eşkıya tepeden aşağı iki taraftan inecekken kılıç sesleri gelmeye başlamış birde bakmışlar Kaybolan adamları eşkıya ile çarpışıyor.

 Bey ‘ Çabuk adamlarımıza yardıma gidin’ diye abisine seslenince abisi adamlarını alıp koşmuş. Birde bakmış ki yüz kadar eşkıya adamlarını çevirecek hemen eşkıyaları kılıçtan geçirmişler beyde etraflarını çevirenleri kırıp geçirmiş ve halkını oradan çıkarmış. Abisi ve adamları da kısa süre sonra gelmişler.

 Abi: ‘ Beyim sen bu tuzağı nerden bildin bizi ölümden çıkardın. Sağ olasın var olasın. Bey olmak gerçekten senin hakkınmış’ demiş.

 Bey hiçbir şey demeden halkını yaylaya götürmüş birde bakmış ki yaylada başka bir beylik unların tarlalarına sahiplenmeye çalışıyor. Büyük abi ‘ Hemen saldıralım topraklarımızı kimseye kaptırmayalım ‘ demiş.

 Bey ‘Olmaz . Şimdi küçük kardeşim sen bir garip yolcu ol yanında ağzı laf yapan iki yaşlımızda al sanki uzun yoldan geliyor gibi diğer tepeyi aşıp bunlara konuk ol . Bak bakalım kimler neler ? Dertleri ne ? Bunları öğren gene gizlice bana haber ver ‘ demiş. Küçük kardeşi bir iki adamını ve iki yaşlıyı alıp düşmüş yolla beyde halkını peşine katıp yakındaki daha az verimli yaylaya yerleşmiş ama tek yaptığı hayvanları otlatmakmış.

 Aradan iki gün geçmiş. Küçük kardeşi gizlice gelmiş’ Bey kardeşim bunlar başka bir ülkeden kaçıp gelen ufak bir beylikmiş. Ama pek bir vahşiler sadece silah yapar hayvan güderler. Tarla sürmekten falan anlamazlar. Birde burada kalıcı değiller arkadan gelen düşmandan kaçarız birkaç güne gideceğiz derler’ demiş.

 Beyleri bu beyliğe hiç güvenmemiş ama’ bekleyelim yollarına gitsinler ‘demiş. Bu kararlı ileri gelenler de söyleyince onlarda küçük kardeşe sen ne düşünürsün içlerine girdin neler yaparlardı . Niyetleri dediğin gibi miydi demişler. Küçük kardeş düşünmüş tartmış. Aslına bakarsanız bolca silah yaparlardı. Atlarını besler hayvanlarını güderlerdi ama bir taraftan da çadırlar kürarlardı. Birde bir bina yapma gibi bir fikirleri var gibiydi’ demiş. İleri gerenler sence ne yapacaklar diye ısrarla sorunca Önce ‘ Bence gidecekler atlarını iyi besliyorlar. Kaçmak niyetindeler. Kimden bilmemde ‘ Demiş.

 O zaman bey’ Kardeşim iyi düşün kimden kaçarlar . Buralara gelen yeni düşmanımız kimdir. Bir şey duymuşsundur ‘ diye ısrarla sormuş. Kardeşi uzun bir süre düşünüp bir cevap verememiş’ Şey geldiği yerde ki hükümdarsa odur takip eden ‘ demekle yetinmiş. Bu söze kimse inanmamış. Beklemeye karar vermişler.

 Günler geçse de beylik hiç gidecek gibi durmuyormuş . Bu sırada bey bir grup askeri etrafı gezip daha verimli topraklar bulsunlar diye göndermiş.

Kısa süre sonra adamlarından biri ‘ Beyim buradan çok uzak olmayan bir vadi buldum bu vadide çok verimli topraklar ve çok gür akan bir nehir var buraya yerleşirsek yazı çok güzel geçiririz ‘ demiş. Beyde hiç düşünmeden oraya göç etmeye karar verince itiraz eden sesler yükselmek istemiş ama garip bir şekilde hemen susup itirazsız oraya çekilmişler.

  Aradan iki gün geçmeden diğer beyliğe bir baskın olmuş gecenin bir vakti yapılan baskında beylik askerleri çok dirense de baskında bir çok çadırı yanıp bir çok askeri yaralanan beylik neler olduğunu anlamamışlar ve baskını yapanların peşine düşmeden yaylayı terk edip güneye gitmişler.

 Beylerinin verdiği karar sayesinde kurtuldukları için sevinmişler. Bey sonra tekrara yaylalarına yerleştirmiş. Halkı tedirginmiş baskını yapanlar tekrara gelirse ‘ Ya onların peşindekiler onlara da saldırırsa ‘ diye düşünseler de beyleri bütün tedbirleri almış yaylada kuş uçmamış günler geçmiş mevsim sonbahara dönmüş tekrar kışlıklarına gitme zamanı gelmiş dönüş yoluna çıkarken uzun zaman önce giden askerlerden ikisi gelip öğrendiklerini anlatmış.

 Askerler’ Beyim çok uzak diyarlar gittik : Burada çok güçlü ve acımasız bir krallığın ordusunun yakıp yıkarak ilerlediğini ama ilerledikleri yerin güney olduğunu’ söylemişler.

 Bunu duyan halk rahatlasa da bey hiç rahatlamamış. Dönüş yolu gene kışlıkların gideceklerini zannetseler de daha kuzeye gidip yerleşmişler beyleri onları daha uzak ve şartları zor bir yere getirdiği için kızgınlarmış.

 Kış ortasında bir haber gelmiş yaylaları bahsi geçen güçlü devletin ordularının eline geçmiş. Ancak şiddetli kışın etkisiyle ordu daha fazla ilerlemeden oraya yerleşmişler.

 Beylik kuzeydeki yerinden ayrılmadan kalmış aylar geçmiş ve bahar geldiğinde bey küçük kardeşini olanları öğrenmeye göndermiş onun peşinden de en güvendiği adamlarını yollamış .

 Kısa süre sonra dönen küçük kardeş ‘ Beyim onlar güneye gidecekler bizim topraklarımıza gelmezler ben onlara takip etikleri beyliğin güneye kaçtığını söyledim. Bizim için endişelenecek bir şey yok demiş herkes rahat nefes alsa da bey gizlice askerlerini hazırlayıp silahlarını artırmış. 

 Daha küçük kardeşi ona gelip bizim değil o beyliğin peşindeler diyeli bir ay olmadan ordunun öncüsü beyliği sarmaya kalkmışlar .ama başaramamışlar beyliğin askerleri ilk saldırıyı ve diğerlerini bozmuşlar beyliği güvene almışlar o gece ye kadar bir haftadır sarsalar da beyliğe boyun eğdiremeyen askerler bir gece beyliğin içine sızmayı başarmışlar Yani öyle sanmışlar oysa tuza düşüp son adama kadar yok edilmişler. Bu sırada yakalanan hain de beyin ve ileri gelenlerin önüne atılmış.

 Herkes şaşkın şakın bakarken bey acı acı gülümsemiş ve ‘ Neden yaptın ‘ demiş.

 Küçük kardeş : ‘ Ben hayin değilim. Sen beyim . sana beyim diyorum beni kendine rakip gördüğün için bana iftira ediyorsun ‘ demiş.

 Bey daha acıyla gülümsemiş’ Başından beri onlarla çalıştığını biliyorum. O yayladakiler başka bir beylik değil onların öncü keşif gurubuydu. Onların başındaki komutanla beni öldürmesi karşılığında yanlarında olma sözü verdin. Vazgeçmen için onları baskınla kovaladım. Sende gittin gelin beyliği basın birkaç kişiyi ve beyi , abimi öldürün bende ölene kadar size vergi veriyim dedin. Yetmedi gittin gene başarısız olduğun halde onlara bu saldırıyı hazırlatın baskınları işe yarasın diye kapıları açtın. ‘ Başından beri biliyorum. O kanyondaki baskını da sen tezgahladın. İlk gurup abimizi öldürmek içindi. İkincisi beni öldürmek içindi. Neden yaptın ?’ demiş.
 Küçük kardeşi önce inkar etmiş sonra kabul etmek zorunda kalmış ve beye yalvarmaya başlamış.Ayaklarına kapanmaya çalışınca bey geri çekilip kardeşine bakmamış ama abisi dayanamamış öldüresiye dövmüş.

 Sonra beyliğin meclisi toplanıp karara varmış beyde istemese de kararı kabul etmiş atın arkasına bağlanıp düşmanlarına yollanan kardeşi yolda sürüklenerek can vermiş. Cesedi düşmanın önüne bırakılmış.

 Bey civardaki diğer beyliklerle birleşerek düşmana karşı yaşadıkları memleketi sonuna kadar korumuş. Kardeşine verdiği ceza yüzünden kimse bir daha ona ihanet etmeye kalkamamış.

Mavi İlkay Masal

Değerlendirme: 5 / 5.

Mavi Masal İlkay tarafından yayımlandı

hikayeler.. Hikayeler de insanlar beden bulur , ruh bulur. Bizden bir şeyler taşırlar. Bizden esintiler izler , hisler hikayelerde. Hikayeler bir parça umut, bir parça acı, bir parça hüzün , bir parça neşedir. In stories, people find bodies and souls. They carry something from us. There are breezes from us, feelings are in the stories. Stories are a piece of hope, a piece of pain, a piece of sadness, a piece of joy.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: