TARHANA ÇORBASI HİKAYESİ

TARHANA ÇORBASI HİKAYESİ Kahvaltı sofrası !  Her hafta sonu kahvaltı sofralarımız güzel ve renkli olur. Babam bizi erkenden kaldırıp dedemlere götürür. Babaannemde öyle bir sofra kurar ki bakarken doyarım. Eh nede olsa her sabah kahvaltısını  mısır gevreği ile geçen bir genç olarak kahvaltı sofrası bana çok garip gelir….Hep mısır gevreğimi isterdim o güne kadar…  O cumartesi“TARHANA ÇORBASI HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ _ PAZARCI HİKAYESİ

SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİ Pazarcı Hikayesi Tekaüt (emekli olmak) olduktan sonra karısının memleketi olan Ege Denizi kıyılarındaki bu kasabada ufak bir dükkan açıp tuhafiyecilik yapmak istedi. Pek becerikli idi. Balkan Harbi’nde yaralandıktan sonra da bir kere istifa ederek askerlikten ayrılmış, Üsküdar’da Uncular Sokağı’nda ufak bir yağ ve sabun dükkanı açmıştı. O zaman üç ayda işini o“HAYAT ENGEL TANIMAZ _ PAZARCI HİKAYESİ” yazısının devamını oku

GİZLİ MABET HİKAYESİ

ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ  GİZLİ MABET HİKAYESİ –  Müfide Hanımefendi’ye – Geçen gün Tokatlıyan’da Sermet bana genç bir Frenk takdim etti. Sorbonne’dan arkadaşmış! Kumral, çini mavi gözlü, güzel, narin, nazik bir çocuk! Aşırı bir Doğu düşkünü. İlk lafı bu oldu: – Azizim, siz kendinizi bilmiyorsunuz. Avrupa’yı bir şey zannederek kendi güzelliklerinizi görmüyor, kendi sırlarla dolu dünyanızı“GİZLİ MABET HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR AKŞAM HİKAYESİ

           DEPREM        BİR AKŞAM HİKAYESİ  Sabah ezanı okunurken dükkanımın kapısını açıtım. Derin bir nefes alıp girdim. Mutfağa geçip cayın altını kısıkta yakarken bir taraftan ısladığım nohutları tekrar sudan geçirip ocağa bol suda pişmeye koydum. Sonra fasulyeyi sonra ilk önce yapacaklarımı tezgaha çıkardım. Ben tencereleri alıp hazırlıklarımı yaparken kapının açıldığını duydum. Hanım elinde dumanı üstünde“HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR AKŞAM HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HARİKA ÇOCUK HİKAYESİ

              ORHAN KEMAL HİKAYELERİ                      HARİKA ÇOCUK  Bisküvi, çikolata, kâğıtlı şeker, zeytinyağı, sabun yapımevleriyle küçük tamir atölyelerinin yan yana odalarda bulunduğu, sefertasına benzeyen hanlardan birinin genzi tıkayan pis havası içinde ekmeğini küçücük pedalıyla kazanmaya çalışan bir arkadaşı görmeye gitmiştim. Bulamadım. Dönecektim ki kapı yanında duran büyükçe bir tahta sandığın içinde onu gördüm: Peynir ekmekle“HARİKA ÇOCUK HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KAFAKAĞIDI HİKAYESİ

     SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİ                        KAFA KAĞIDI HİKAYESİ Akşamüzeri hapishaneye bir sürü adam getirdiler. Hepsi kalabalıktı. Bu kadar kalabalığı süngü takmamış iki candarmanın arasında görünce yol parası borcundan buraya geldiklerini anladık. Nizamiye kapısından girince avluda sıra oldular. Bir gardiyan elindeki kağıda bakarak yoklama yaptı. Ondan sonra duvar kenarına dizilerek çömeldiler, konuşmadan bekleşmeye başladılar.Kılıkları pek perişandı. Poturları“HAYAT ENGEL TANIMAZ – KAFAKAĞIDI HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – ANT HİKAYESİ

       Ömer Seyfettin Hikayeleri                  ANT HİKAYESİ …Ben Gönen’de doğdum. Yirmi yıldan beri görmediğim bu kasaba kafamda artık silikleşti. Birçok yerleri unutulan eski ve uzak bir düş gibi oldu. O zaman genç bir yüzbaşı olan babamla her vakit önünden geçtiğimiz Çarşı Camii’ni, karşısındaki küçük ve yıkık şadırvanı, içinde binlerce kereste tomruğu yüzen nehirciği, bazı yıkanmaya gittiğimiz sıcak sulu“HAYAT ENGEL TANIMAZ – ANT HİKAYESİ” yazısının devamını oku

ÇARE HİKAYESİ

                                              ÇARE HİKAYESİ  Günler geçmek bilmiyordu. Bir haftada kaç nöbet tutuğunu unutmuştu artık ruhu o kadar yorgundu ki sanki eli yaşında ki bir adam gibi hissediyordu kendini oysa otuzuna yeni gelmişti. Hayatı olabildiğine berbattı birde buna anlayışsız hasta ve hasta yakınları ekleniyordu. ‘ Ya bize bir bakın . ‘ ‘ Başka ne işiniz var .“ÇARE HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ _ ZEVRAK İLE EBRU HİKAYESİ

      HALİT ZİYA UŞAKLIGİL HİKAYELERİ        ZEVRAK LA EBRU HİKAYESİ Bir makalede kıymetli bir kalemden şu sözler çıkıyordu: «Bir eserin, hayatımızın filan veya filan zamanında okunmuş olması ne kadar mühimdir!» Bence bu kaideyi hayatımızın bütün vak’alarına tatbik etmek yoksun bırakmak. İşte bende de öyle hâtıralar var ki, ancak hayâtımın filân veya filân zamanına ait oldukları“HAYAT ENGEL TANIMAZ _ ZEVRAK İLE EBRU HİKAYESİ” yazısının devamını oku

ANTİSEPTİK HİKAYESİ

ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ   ANTİSEPTİK HİKAYESİ Minimini, güzel, şeytan Bedia’yı ailesi büyük bir adama vermek istiyordu. Halbuki o iki senedir, tıbbiye talebesinden olan kuzeni Namık’la işi pişirmişti. Kendini almayı arzu eden bu büyük adam tek gözlüklü, şık bir büyükelçiydi. “Kırkında var, yok…” diyorlardı. Bedia daha on yedisine girmemişti. Annesinin, babasının, hanımninesinin ısrarlarına biraz karşı geldi.“ANTİSEPTİK HİKAYESİ” yazısının devamını oku