HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR HATIRA

ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ Bir Hatıra Hikayesi “Le grade dégrade..”(  rütbe, haysiyeti düşürür) Ah gençlik!.. Tıpkı ezeli bir baharın ilk çiçekli günlerine benzer. Yeşil kırlar, kelebek dolu bahçeler, güzel kokular içinde serçelerin şen efsanelerini doymadan dinleyerek dolaşırız. İdealimizin rüyası bize hayat kışının fırtınalarını, karlarını, tipilerini hatırlatmaz. Ben işte bu hiç bitmez sanılan baharı İzmir’de geçirdim. On“HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR HATIRA” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – VİYOLONSEL

SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİ               VİYOLONSEL Güneş, yüzüne yeşil yelpaze tutan mahçup bir kadın gibi iri yapraklı ağaçların arkasına saklanırken, muhtelif milletlere mensup bir seyyah kafilesi -sarı otlardan yapılmış evleri arı kovanına benzeyen- bir zenci köyüne girdiler. Kabile reisi, yirmi seneden beri Afrika’nın bu sapa köşesine uğramayan beyazları güzel karşılayabilmek için bütün boncuklarını, fil dişinden yapılmış ziynetlerini taktı,“HAYAT ENGEL TANIMAZ – VİYOLONSEL” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT

    ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen“HAYAT ENGEL TANIMAZ – BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – FORSA

       Ömer Seyfettin Hikayeleri           FORSA HİKAYESİ Yuvası sonsuz ufuklara bakan küçük tepe, minimini bir çiçek ormanı gibiydi. İlkbaharın tatlı ince, uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçiyoluna düşüyor, ilkbaharın tatlı rüzgârıyla sarhoş olan martılar, çılgın naralarla havayı çınlatıyorlardı. Badem bahçesinin yanı geniş bir bağdı. Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik, ta vadiye“HAYAT ENGEL TANIMAZ – FORSA” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – DOĞUM GÜNÜ

     DOĞUM GÜNÜ HİKAYESİ                       O GÜN   Bir gün ad günümüz .  İnsanlar neden doğar ?  İşte çok uzun süre merak etiğim şeydi.   Salı sabah saatleri koşuşturma içinde işe geldiğimde zor bir gün olacağını biliyordum. Hemen tezgah arkasına geçip önlüğümü taktım ve ilk iş olarak akşamdan kalan artıkları temizlemek oldu. Çöple savaşım saatler sürdü“HAYAT ENGEL TANIMAZ – DOĞUM GÜNÜ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR ORMAN HİKAYESİ

SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ BİR ORMAN HİKAYESİ -Orman bizim her şeyimizdir delikanlı, anamız, babamız, evimiz…- diye, yanımda oturan ihtiyar anlatmaya başladı. Alacakaranlık gittikçe artıyordu. Güneş, aşağılarda uzanan ovadan tamamen çekilmişti. Yalnız arkamızdaki büyük ormanda, ağaçların üstüne atılmış kırmızı bir çuha gibi rüzgarla hafif hafif kıpırdıyordu. Biraz sonra büsbütün kayboldu. Ve o anda her şey değişiverdi. Şimdiye“HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR ORMAN HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ _ BEY HİKAYESİ

                 BEY  Çok eskiden bir beylik varmış. Bu beylik her mevsim yurt değiştirerek yaşamını sürdürdüğü için yükte hafif pahada değerli eşyaları varmış. Beyliğin tam yüz hanesi sekiz yüzde insanı varmış.  Beyleri insanına kıymet veren akılı ve bilge bir adammış. Ölürken beyliğini ortanca oğluna bırakmış. Diğer oğullarına ve bey oğluna da şu öğütleri vermiş.  BEY: ‘“HAYAT ENGEL TANIMAZ _ BEY HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ _ BİR HAYIR HİKAYESİ

     ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ                BİR HAYIR   Yatağında kımıldamayan Durmuş Ağa, gözlerini basık tavana dikmişti. Sanki iki saattir eski, sararmış hatılları sayıyordu. Yüzü toprak rengindeydi. Kırmızı kaplı yorganın üstüne serili elleri artık bir insan azasına benzemiyordu. O kadar kuru, o kadar zayıf, o kadar cansızdı ki… Ancak duyulan boğuk bir sesle: —Yahu, ben ölüyon! dedi.“HAYAT ENGEL TANIMAZ _ BİR HAYIR HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ _ PAZARCI HİKAYESİ

SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİ Pazarcı Hikayesi Tekaüt (emekli olmak) olduktan sonra karısının memleketi olan Ege Denizi kıyılarındaki bu kasabada ufak bir dükkan açıp tuhafiyecilik yapmak istedi. Pek becerikli idi. Balkan Harbi’nde yaralandıktan sonra da bir kere istifa ederek askerlikten ayrılmış, Üsküdar’da Uncular Sokağı’nda ufak bir yağ ve sabun dükkanı açmıştı. O zaman üç ayda işini o“HAYAT ENGEL TANIMAZ _ PAZARCI HİKAYESİ” yazısının devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR AKŞAM HİKAYESİ

           DEPREM        BİR AKŞAM HİKAYESİ  Sabah ezanı okunurken dükkanımın kapısını açıtım. Derin bir nefes alıp girdim. Mutfağa geçip cayın altını kısıkta yakarken bir taraftan ısladığım nohutları tekrar sudan geçirip ocağa bol suda pişmeye koydum. Sonra fasulyeyi sonra ilk önce yapacaklarımı tezgaha çıkardım. Ben tencereleri alıp hazırlıklarımı yaparken kapının açıldığını duydum. Hanım elinde dumanı üstünde“HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR AKŞAM HİKAYESİ” yazısının devamını oku